Sabır Arayanlar Osmanlı Yadigarı Handa Buluşuyor

Tarihi ve kültürel yapısıyla dikkat çeken kentlerden Şanlıurfa’da, Osmanlı Padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan ve günümüzde de canlılığını koruyan tarihi ‘Gümrük Hanı’, tespih meraklıları ve koleksiyonculara ev sahipliği yapıyor.

  • 04 Şubat 2019
  • 139 kez görüntülendi.
Sabır Arayanlar Osmanlı Yadigarı Handa Buluşuyor

Müslümanların özellikle namazların ardından dualara vasıta kıldığı, sabrı geliştirdiğine inanılan tespihin meraklıları, hafta sonları Şanlıurfa’daki tarihi handa buluşuyor.

Balıklıgöl Yerleşkesi civarındaki Haşimiye Meydanı’nda yer alan ve 1563’te Urfa Sancakbeyi Halhallı Behram Paşa tarafından inşa edildiği belirtilen Gümrük Hanı, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde ‘Yetmiş Hanı’ olarak da biliniyor.

İki katlı olup kesme Urfa taşıyla yapılan ve avlusundan Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl’ün suyu akan tarihi hanın, Osmanlı döneminde, ticari faaliyetlerin yürütüldüğü mekanların başında geldiği belirtiliyor.

Üst katındaki odalarda terzilerin faaliyet gösterdiği tarihi handa alt katta ise çayhaneler ve tespih dükkanları yer alıyor.

Zaman zaman yer bulmanın imkansız hale geldiği mekanda hafta sonları kentte gelen tespih koleksiyoncuları da birbirinden değerli ürünlerini görücüye çıkarıyor. Tespihçiler, oltu taşından kehribara, Osmanlı dönemine ait tespihlerden farklı çeşitlere kadar çok sayıda ürünü burada sergiliyor.

Yapıldığı malzemenin kalitesi ve işçiliğine göre fiyatları değişen tespihler 50 bin liraya kadar alıcı bulurken satıcılar tarihi handa müşterilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.

‘Her çeşit tespihi bulmak mümkün’

Gümrük Hanı’nda baba mesleği olan tespih işini sürdüren Mustafa Karasapan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğunun bu handa geçtiğini ve babasından miras kalan işini severek sürdürdüğünü söyledi.

Yaklaşık 50 yıldır tespih üretimi ve alışverişiyle ilgilendiğini anlatan Karasapan, Osmanlı sıkma, damla kehribar gibi çok değerli tespihlerinin bulunduğunu ifade etti.

Karasapan, Osmanlı damla kehribar tespih fiyatının 100 bin liraya kadar çıktığını dile getirerek, şöyle devam etti:

‘Bu han da tarihi bir yer yaklaşık 50 yıldır burada tespih satıldığına şahitlik ettim. Daha önce burası ticaretin en yoğun yaşandığı yerlerden biriydi. Halen de canlılığını koruyor. Hafta sonları ise özellikle tespih meraklıları buraya geliyor. Çevre illerden Malatya, Adıyaman, Diyarbakır gibi yerlerden tespih meraklıları ve koleksiyoncular burada buluşuyor. Cumartesi ve pazar çok kalabalık oluyor. Her çeşit tespihi burada bulmak mümkün.’

‘Kehribar insanı rahatlatır’

Adıyaman’dan gelen 62 yaşındaki Ramazan Bozan ise emekli olduktan sonra bu işle ilgilenmeye başladığını ve iki haftada bir Şanlıurfa’ya gelerek, tespih alıp sattığını ifade etti.

Daha çok kehribar ürünleri sattığını ve kehribarın insanları rahatlattığına inandığını dile getiren Bozan, şunları kaydetti:

‘İki haftada bir Gümrük Hanı’na geliyorum. Bu bir merak işi, dolaşıyoruz. Ben sadece damla kehribar, sıkma kehribar ve Osmanlı bağası dediğimiz ürünleri alıp satıyorum. Bendeki tespihlerin fiyatı 500 liradan başlayıp 50 bin liraya kadar çıkıyor. 40 yıldır tespih merakım var emekli olunca da bu işi gerçek manada yapmaya başladım. İnsanlar daha çok stres atmak için tespih çeker, kehribar insanı rahatlatır. Burası çok güzel bir yer. Hafta sonu çok yoğun oluyor, ilgiden memnunuz, o yüzden geliyoruz. Kente gelen turistler de burada çay içiyor ve tespihlerle ilgileniyor. Birçok kentten de tespihçiler buraya gelip ürünlerini satmaya çalışıyor.’

Kente gelen ziyaretçilerden Yılmaz Aktar ise hafta sonu dolayısıyla ailesiyle vakit geçirmek için Kayseri’den geldiklerini belirterek, Gümrük Hanı’nı ve buradaki ortamı çok beğendiğini söyledi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ